Anayasa Mahkemesi'nin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun bireysel başvuruya ilişkin
45-51. maddeleri yarın yürürlüğe giriyor. Anayasa Mahkemesi' ne temel hak ve
özgürlükler kapsamında bireysel başvuru hakkını içeren istisnai kanun yolunu düzenleyen
bu hükümleri ve konuyla ilgili diğer sorunları açıklayan, Dr. Hüseyin Ekinci ve
Dr. Musa Sağlam' ın hazırladıkları '66 Soruda Anayasa Mahkemesine Bireysel
Başvuru' isimli kitapçık da yakın zamanda yayımlandı. Kitapçıkta bireysel
başvuruyla ilgili soru işaretlerini büyük oranda giderici açıklamalar
bulunuyor. Dosyanın PDF formatına http://www.anayasa.gov.tr/files/bireysel_basvuru/66_Soru.pdf linkinden
ulaşılabilir.Biz de belli başlı konularla ilgili bölümleri özet şekilde
derlemeye çalıştık:
ÜLKEMİZDE BİREYSEL BAŞVURU KURUMUNA NEDEN İHTİYAÇ DUYULMUŞTUR?
Bireysel başvuru kurumunun kabul edilmesindeki en önemli amaç, temel hak
ihlallerinin iç hukukta ortadan kaldırılması ve buna bağlı olarak ülkemiz
aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvuruların sayısının
azaltılmasıdır.
Dolayısıyla Avrupa Konseyi kurumları açısından esas olan taraf devletlerin
iç hukuklarında insan hakları ihlallerini giderici mekanizmaları
oluşturmalarıdır. Anayasa Mahkemesine tanınan bireysel başvuru, kuşkusuz bu
mekanizmalardan en önemlisidir.
BİREYSEL BAŞVURUYA KONU EDİLEBİLECEK TEMEL HAKLAR NELERDİR?
Bireysel başvuru, Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu Protokoller
kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlalinden dolayı mağdur
olduğunu iddia eden kişiler tarafından yapılabilir.
GENEL DÜZENLEYİCİ İŞLEMLER ALEYHİNE BİREYSEL BAŞVURU YAPILABİLİR Mİ?
Yasama işlemleri (kanun, içtüzük vb.) ile idarenin düzenleyici işlemleri
(tüzük, yönetmelik vb.) doğrudan bireysel başvuruya konu edilemez. Ancak bu
durum, yasama işlemi ya da düzenleyici işlemin kişiye uygulanması ve bunun da
bir hak ihlaline yol açması hâlinde söz konusu uygulama işlemi aleyhine
bireysel başvuru yapılmasına engel oluşturmamaktadır.
BİREYSEL BAŞVURUNUN MADDİ ŞARTLARI NELERDİR?
Bireysel başvurunun en önemli ve öncelikle üzerinde durulması gereken maddi
şartları şunlardır:
a. Başvurucunun güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilenmesi.
b. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için kanunlarda
öngörülmüş olan idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının başvurucu
tarafından tüketilmesi.
c. Başvurunun anayasal açıdan önem taşıması.
BAŞVURUNUN ANAYASAL AÇIDAN ÖNEM TAŞIMASI NEYİ İFADE ETMEKTEDİR?
Bu ilkenin uygulanmasıyla birlikte Anayasa Mahkemesinin bireysel
başvuruları incelemesi aşağıdaki durumlara özgülenecektir:
a. Bir olayın ortaya çıkardığı mesele hakkında Anayasa Mahkemesinin
henüz bir karar vermemiş olması.
b. Her ne kadar daha önceden verilmiş bir karar olsa da değişen
şartlar nedeniyle Anayasa Mahkemesinin önceki içtihadını yeniden ele alma,
gözden geçirme ihtiyacının ortaya çıkması, o mesele hakkında yeni bir içtihat
oluşturma gerekliliğini hissetmesi.
c. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadına rağmen diğer yargı mercilerinin
sistematik bir şekilde bu içtihadı göz ardı etmesi.
ç. Başvuruya sebep olan ihlalin ciddi boyutta olması veya başvurucuyu
esaslı biçimde etkilemiş olması.
HERKES BİREYSEL BAŞVURU YAPABİLİR Mİ?
… Kamu gücünün bir işlemi nedeniyle “Anayasada güvence altına alınmış temel
hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi
birinin” ihlal edildiğini iddia eden “herkes” bireysel başvuru hakkına
sahiptir.
BAŞVURU YAPILIRKEN YA DA BAŞVURUNUN İLERLEYEN AŞAMALARINDA AVUKAT TUTULMASI
ZORUNLU MUDUR? MAHKEME ÖNÜNDE BAŞVURUCUYU KİMLER TEMSİL EDEBİLİR?
Bireysel başvuruda ilke olarak başvurunun bizzat başvurucu tarafından
yapılması ve yürütülmesi esası benimsenmiştir. Başvuru yapılırken veya
incelemenin ilerleyen aşamalarında avukat tutulması mümkün ise de bu konuda bir
zorunluluk bulunmamaktadır. Avukat aracılığıyla yapılan başvurularda, buna
ilişkin vekâletnamenin başvuru ekinde sunulması şarttır.
BAŞVURUDA KİMLİK GİZLİ TUTULABİLİR Mİ?
Mahkemeye yapılan başvuru belgelerinde başvurucunun kimlik bilgilerini
gizlemesi mümkün değildir. Bu şekilde yapılan başvurular, başvuru koşullarını
karşılamadıkları gerekçesiyle kayda dahi alınmayacaktır.
Ancak, başvurucunun daha sonraki aşamalarda yalnızca kamuya açık olan
belgelerde kimliğinin gizli tutulmasını talep edebilme hakkı bulunmaktadır.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen başvurucunun bunu belirtmesi ve yargılamanın
aleniyeti ilkesinin istisnası niteliği taşıyan bu talebinin gerekçesini başvuru
formunda bildirmesi gerekmektedir. Bu talep başvuruyu karara bağlayacak olan
Komisyonlar ya da Bölümlerce değerlendirilecektir. Kimliğin saklı tutulması
talepleri ancak istisnai durumlarda ve gerekçesi haklı bulunursa kabul
edilecektir.
BAŞVURU HARCA TÂBİ MİDİR? ÖDEME GÜCÜ OLMAYANLAR NE
YAPMALIDIR?
Bireysel başvuru harca tâbi olup Harçlar Kanunu’na bağlı tarifede
belirtilen bireysel başvuru harcının ilgili yerlere yatırılması gerekmektedir.
Başvurucunun söz konusu harcı ödeme gücünün bulunmaması hâlinde adlî yardım
talebinde bulunması mümkündür. Genel hükümlere göre bu konuya ilişkin talepler
başvuruların kabul edilebilirliği hakkında karar verecek Bölüm veya Komisyonlar
tarafından hükme bağlanır.
BİREYSEL BAŞVURU İÇİN BİR SÜRE SINIRLAMASI VAR MIDIR? BU SÜRELERİN
BAŞLANGICI NEDİR? NE ZAMAN BAŞVURU YAPILABİLİR?
Bireysel başvurunun, kanunlarda zorunlu idari ve yargısal başvuru yolları
öngörülmüşse, bu yolların tamamının “tüketildiği tarihten”, “başvuru yolu
öngörülmemişse ihlâlin öğrenildiği tarihten itibaren” 30 (otuz) gün içinde
yapılması gerekir. Bu süreyi aşan başvurular başkaca bir inceleme yapılmaksızın
reddedilir.
Başvurucular başvuru sürelerine uymak zorundadırlar. Bununla beraber
başvuru süresinin mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir mazeret
nedeniyle kaçırılması hâlinde, mazeretin kalktığı tarihten itibaren en geç 15
(onbeş) gün içinde başvuru formu ve eklerinin yanı sıra mazeretini belgeleyen
delillerle birlikte başvuru yapılabilir.
BAŞVURUCU, HANGİ SÜRELER İÇİNDE BAŞVURUSUNUN KARARA BAĞLANMASINI
BEKLEMELİDİR?
Anayasa Mahkemesinde başvuruların incelenmesi herhangi bir süreye
bağlanmamıştır. Bu nedenle bir başvurunun ne kadar sürede
sonuçlanacağının önceden bilinmesi mümkün değildir. Mahkeme önündeki
yargılamanın süresi; başvurunun niteliği, tarafların gerekli bilgileri
Mahkemeye sunmasındaki özeni ya da duruşmalı olması gibi pek çok etkene bağlı
olarak değişecektir.
BİREYSEL BAŞVURU YAPILMASI, BAŞVURUYA KONU KAMU İŞLEMİNİN İNFAZINI YA DA
İCRASINI DURDURUR MU?
Bireysel başvuru yapılmasının kesinleşen kamu işlemine yönelik doğrudan bir
etkisinin bulunmaması nedeniyle, bu işlemin infaz ya da icrasının durdurulması
söz konusu olmamaktadır. İlke olarak Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı ve bunun
infazına kadar başvuru konusu işlem geçerliliğini sürdürür ve dolayısıyla da
etkili olmaya devam eder.
ANAYASA MAHKEMESİNİN BİREYSEL BAŞVURUDA TEDBİR KARARI VEREBİLMESİNİN
ŞARTLARI NELERDİR?
Anayasa Mahkemesi, tedbir kararı almayı çok istisnai durumlarda kabul
etmektedir. Başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik
ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması üzerine, Bölümlerce esas inceleme
aşamasında gerekli tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verilebilir.
ANAYASA MAHKEMESİ ESASA İLİŞKİN HANGİ KARARLARI VEREBİLİR VE BU KARARLARIN
ÖZELLİĞİ NEDİR?
Bölümler kabul edilebilirliğine karar verilen bir başvuru hakkında bir
temel hakkın ihlal edildiği ya da edilmediği yönünde iki tür karar
almaktadırlar. Kamu işleminde ihlal bulunmadığı kararı, işlemin Anayasa’ya
uygunluğunun tespiti anlamına geldiğinden kişilerin hakları üzerinde bir
değişiklik meydana getirmemektedir. Ancak bir temel hakkın ihlalinin tespiti
kararı ise yeni bir durum ortaya çıkardığından Anayasa Mahkemesinin ihlalin ve
sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere de hükmetmesi
gerekir.
BİREYSEL BAŞVURU HAKKININ KÖTÜYE KULLANIMI HÂLİNDE BİR YAPTIRIM
UYGULANMAKTA MIDIR?
Başvurucunun hakkını açıkça kötüye kullanması yaptırımı gerektirir.
Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve
benzeri nitelikteki davranışları hakkın kötüye kullanımı olarak kabul
edilmektedir. Bunun tespiti hâlinde başvuru reddedilir ve başvurucunun
yargılama giderleri dışında, ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere
disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilir. Bir disiplin para
cezası olan bu ceza, verildiğinde kesin nitelikte olup itiraz imkânı
bulunmamaktadır.
BİREYSEL BAŞVURU YARGILAMA SÜRELERİNİ UZATMAKTA MIDIR, YARGI KARARLARININ
KESİNLEŞMESİNDE GECİKMELERE NEDEN OLACAK MIDIR?
Bireysel başvuru, her şeyden önce olağan yargı yolunun dışında olduğundan,
mahkeme kararlarının kesinleşmesine herhangi bir etkisi yoktur. Bu nedenle de
bu yolun yargılama sürelerini uzatacağı savı geçerli değildir. Şöyle ki olağan
yargı yollarının tüketilmesinin ardından yargı kararı infaz edilebilir bir nitelik
kazanacak ve tüm taraflar açısından bağlayıcı hâle gelecektir. İlgililerin bu
karar aleyhine bireysel başvuru yapmaları kararın infazını engellemeyeceğinden
yargılama sürelerinin uzaması söz konusu değildir.
Bireysel başvurunun AİHM’e yapılacak başvuruları geciktirdiği iddiasına
gelince, Anayasa Mahkemesinde bireysel başvuruların sonuca bağlanmasının daha
hızlı olacağı beklenmelidir. Dolayısıyla kişiler AİHM önündeki yargılama
süresini de beklemeksizin daha kısa sürede hak ihlali iddialarının cevabını iç
hukukumuzda bulma imkânına kavuşacaklardır. Anayasa Mahkemesince ihlalin
tespiti ve sonuçlarının giderilmesine yönelik verilen kararın ardından
başvurucular ayrıca AİHM’e gitmeye gerek görmeyeceklerdir.
ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURULARI İNCELERKEN ANAYASA’YI MI YOKSA
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ’Nİ Mİ ESAS ALACAKTIR?
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları incelerken kararını Anayasa
hükümlerine göre verecektir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ilk önce bireysel
başvuru konusu hakların neler olduğunun belirlenmesinde kullanılması gereken
bir kriterdir. Öte yandan bütün idari ve yargısal makamlarca Sözleşme’ye
uyulması bir zorunluluk olduğundan Anayasa Mahkemesinin kararını alırken
Anayasa hükümlerini mümkün olduğu ölçüde Sözleşmeye uygun şekilde yorumlayıp
bir sonuca varması gerekmektedir.
